Yazılar
Ebru Gündeş'in bu ilk takliti değil... İşte ünlü sanatçının daha önceki vukuatları!
Yeni albümü için çektirdiği fotoğrafları tartışma konusu olan Ebru Gündeş'in bu ilk takliti değil...
Yeni
albümü için çektirdiği fotoğraflar, Jennifer Lopez fotoğraflarıyla
tıpatıp aynı olan Ebru Gündeş, dünyaca ünlü sanatçıyı daha önce de
taklit etmişti.

Lopez’in
Grammy ödüllerinin dağıtıldığı gece giydiği yeşil Versace elbisenin
aynısını Gündeş de bir konserinde giymişti. Bu arada Ebru Gündeş’in
menajeri Sedef Arım, albüm kapaklarının benzerliği konusunda şu
açıklamayı yaptı:
“Ebru Gündeş’in o fotoğraflardan
esinlendiği doğrudur. Ama hiçbir zaman tıpatıp benzemesini düşünmedik.
Düşünmüş olsaydık kolundaki bileziklere kadar aynı olurdu. Biz sadece
Lopez’in kamera karşısındaki duruşunu sergiledik. Fotoğrafların çok
güzel olduğuna inanıyoruz.”,katnak,vatan
Milyonları her akşam ekran başına toplayan Acun Ilıcalı, en büyük hayaline kavuşuyor
“Var
mIsIn Yok musun” isimli yarışma programıyla milyonları her akşam ekran
başına toplayan Acun Ilıcalı, bu başarısının karşılığını da alıyor. İlk
olarak Beykoz Konakları’ndan ailesiyle birlikte oturmak için villa
satın alan Ilıcalı, şimdilerde arabasını değiştirdi. 3 yıldır
kullandığı otomobilini satan Ilıcalı, Kuruçeşme’de bulunan Royal
Motor’dan Aston Martin DB 9 marka otomobil siparişi verdi. Ilıcalı 15
gün sonra gelecek olan gri renkteki arabasını kendisine yapılan çok
özel bir indirimle aldığını söyledi. Çocukluk hayalinin gerçek olduğunu
belirten ünlü sunucu “14 yıldır yarış motorsikletine biniyorum.
Arabalara ve motorsikletlere ilgim var. O yüzden Aston Martin çok
sevdiğim bir arabaydı. Hayalim olan bir arabayı alıyorum. Günde 17-18
saat çalışmamın bana en güzel ödülü oldu. Umarım benim gibi herkesin
hayali de gerçek olur” dedi. İngiliz yapımı Aston Martin otomobillerde
plastik kullanılmıyor ve tüm parçaları elde yapılıyor. James Bond
filmlerinin vazgeçilmezi olan bu otomobilden Türkiye’de sadece ünlü
şovmen Cem Yılmaz ve işadamı Mehmet Germiyanlıgil’de buluyor. Dünyaca
ünlü aktör Sean Connery de Aston Martin düşkünü ünlülerden.,kaynak,vatan
|
Kokain paketlerini kadının öyle bir yerine sakladılar ki...
İstanbul'da
gerçekleştirilen ve özellikle havaalanı ve sokak satıcılarına dönük
operasyonlarda 444 kilogram uyuşturucu ele geçirildi.
Havalimanı güvenlik birimlerinin şüphelendiği Gineli bir kadın yolcunun mide ve rahim bölgesinde 650 gram kokain bulundu.
MİDEDE 40 KAPSÜL KOKAİN
Olaya
müdahil olan polis ekipleri, Gineli Marian D. isimli kuryenin
röntgenini çekti. Yapılan incelemelerde kadın kuryenin midesinde 40
kapsül kokain tespit edildi. Çekilen röntgen filmlerinde dikkat çeken
diğer ayrıntı ise kadın yolcunun rahim bölgesinde bile uyuşturucu
taşıdığının belirlenmesi oldu.
Doktor kontrolünde yapılan bir
operasyonla kadının rahim bölgesi tamamen çıkarılarak alınan 250
gramlık kokain paketi polisi bile hayrete düşürdü.
RAHİME AMELİYATLA YERLEŞTİRMİŞLER
Operasyonu
gerçekleştiren uzman doktorlar, bu miktardaki uyuşturucunun tıbbi bir
müdahale olmaksızın insan bedenine yerleştirilmesinin mümkün olmadığını
belirtti. Kurye kadından toplam 650 gram kokain çıktı. Marian D'nin
Gine'den Türkiye'ye geldiği belirlendi.
Olayla ilgili ifadesi
alınan kadın kuryenin polise, kendisinin kaçırılarak uyuşturucunun
rahmine zorla yerleştirildiğini söylediği öğrenildi. Olayın ardından
gözaltına alınan kurye, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk
edildi.
SON 20 GÜNDE SADECE 212 KİLO EROİN YAKALANDI
Narkotik
Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin İstanbul'da
gerçekleştirdiği çok sayıda operasyonda son 20 gün içinde yurtdışına
gönderilmek üzere 212 kilogram eroin, 5 kilogram Afyon sakızı, 330 gram
eroin ham maddesi olan Amfetamin ele geçirildi. Sokak satıcılarına
yönelik operasyonlarda ise 219 kilogram esrar, 6 kilo 88 gram kokain,
11 kök Hint keneviri ve çok sayıda uyuşturucu hap ele geçirildi.,,kaynak,vatan |
|
Halis Toprak'ın evlatlıktan reddetmek için dava açtığı Selim Toprak DNA testinde oğlu çıktı
İşadamı
Halis Toprak'ın evlatlıktan reddetmek için dava açtığı oğlu Salim
Toprak'ın yapılan DNA testinde yüzde 99,99 ihtimal ile Halis Toprak'ın
oğlu olduğu belirlendi. Salim Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu,
test sonucunun ardından Halis Toprak'ın oğluna nafaka ödemeye devam
edeceğini düşündüklerini söyledi.
Toprak Holding Yönetim
Kurulu Başkanı Halis Toprak, üç yıl birlikte yaşadığı Gülcan Sepet'den
olan ve 2 yaşında iken mahkeme kararı ile velayetini üzerine alarak
soyadını verdiği, şimdi 20 yaşındaki Salim Toprak'ın kendinden olmadığı
deikoduları üzerine DNA testi yaptırmak için kan örneklerini istedi.
Ancak anne Gülcan Sepet ile şu anda 20 yaşında olan oğlu Salim Toprak
buna karşı çıktı. Bunun üzerine Toprak, "nesebin reddi" davası açarak,
Bilkent Üniversitesi'nde okuyan Salim Toprak'ın kendi nüfusundan
silinmesini istedi. Mayıs ayından bu yana oğluna ödediği nafakayı
kestiği öğrenilen Toprak'a oğlu Salim Toprak da nafaka ve tazminat
davası açtı. Dava sürerken Salim Toprak'ın yaptırdığı DNA testi Halis
Toprak'ın şüphesini boşa çıkardı. Adli Tıp Enstitüsü Adli Moleküler
Genetik Laboratuvarı'nda yapılan testte, Halis Toprak'ın yüzde 99,9999
ihtimal ile Gülcan Sepet'ten doğma Salim Toprak'ın babası olabileceği
belirtildi.
Salim Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu,
davanın uzamaması için DNA testini kendilerinin yaptırmak istediklerini
belirterek, "Nafakanın kesilmesi nedeniyle Salim'in okul taksidini
ödeyemiyor. Bu testin sonunda Halis Toprak'ın nafaka ödemeye devam
edeceğini düşünüyoruz" dedi.
İşadamı Halis Toprak'ın evlatlıktan
reddetmek için dava açtığı oğlu Salim Toprak'ın yapılan DNA testinde
yüzde 99,99 ihtimal ile Halis Toprak'ın oğlu olduğu belirlendi. Salim
Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu, test sonucunun ardından Halis
Toprak'ın oğluna nafaka ödemeye devam edeceğini düşündüklerini söyledi.
Toprak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halis Toprak, üç yıl
birlikte yaşadığı Gülcan Sepet'den olan ve 2 yaşında iken mahkeme
kararı ile velayetini üzerine alarak soyadını verdiği, şimdi 20
yaşındaki Salim Toprak'ın kendinden olmadığı deikoduları üzerine DNA
testi yaptırmak için kan örneklerini istedi. Ancak anne Gülcan Sepet
ile şu anda 20 yaşında olan oğlu Salim Toprak buna karşı çıktı. Bunun
üzerine Toprak, "nesebin reddi" davası açarak, Bilkent Üniversitesi'nde
okuyan Salim Toprak'ın kendi nüfusundan silinmesini istedi. Mayıs
ayından bu yana oğluna ödediği nafakayı kestiği öğrenilen Toprak'a oğlu
Salim Toprak da nafaka ve tazminat davası açtı. Dava sürerken Salim
Toprak'ın yaptırdığı DNA testi Halis Toprak'ın şüphesini boşa çıkardı.
Adli Tıp Enstitüsü Adli Moleküler Genetik Laboratuvarı'nda yapılan
testte, Halis Toprak'ın yüzde 99,9999 ihtimal ile Gülcan Sepet'ten
doğma Salim Toprak'ın babası olabileceği belirtildi.
Salim
Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu, davanın uzamaması için DNA
testini kendilerinin yaptırmak istediklerini belirterek, "Nafakanın
kesilmesi nedeniyle Salim'in okul taksidini ödeyemiyor. Bu testin
sonunda Halis Toprak'ın nafaka ödemeye devam edeceğini düşünüyoruz"
dedi. (Milliyet,kaynak,,vatan |
Alaattin Çakıcı, geceyarısı hastaneye kaldırıldı
AA
Organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı,
göğüs ağrısı şikayetiyle Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevinde tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı, göğüs
ağrısı şikayetiyle Kocaeli Devlet Hastanesine götürüldü.
Çakıcı, Acil Serviste kalp elektrosunun çekilmesinin ardından yeniden
cezaevine götürüldü.
Karagümrük Spor Kulübü Lokali baskını nedeniyle 14 yıl 9 ay 20 gün,
Tevfik Nurullah Ağansoy'un Bebek'te öldürülmesiyle ilgili olarak da 18 yıl 4 ay
hapis cezasına çarptırılan Alaattin Çakıcı, sağlık sorunları nedeniyle Tekirdağ F
Tipi Cezaevinden geçen yıl Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevine nakledilmişti.
Çakıcı, kronik kalp damar problemi yaşaması, damarlarından birinin tıkalı
olması, göğüs ve fıtıktan kaynaklı boyun ağrıları nedeniyle daha önce de
hastaneye kaldırılmıştı.,,kaynak,vatanErgenekon'da 'Hizbuttahrir'in lideri olduğu iddia edilen kişi gözaltında
ANKA
İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde dün terör
örgütü Hizbuttahrir'in lideri Yılmaz Çelik gözaltına alınarak bu ile
gönderildi.
Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre Ankara
Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince bir süredir izi sürülen Yılmaz
Çelik, iftar için geldiği Balgat semtinde dün gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılı emriyle Ergenekon
Operasyonu kapsamında gözaltına alınan Çelik'in sağlık kontrolünün
ardından, bu ile gönderildi.
Geçtiğimiz hafta yaşanan ve
Teğmenlerin de tutuklandığı Ergenekon’un 9. Dalgasında, Hizbuttahrir
örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan 8 kişiden ise 6'sı
da tutuklanmıştı. Hamza Demir, Mahmut Oğuz, Süleyman Solmaz, Kurtca
Bektaş, Rıza Demir ve Rıfat Yıldırım cezaevine gönderilmiş, D.Y. ise
mahkemece serbest bırakılmıştı.
İstanbul 9. Ağır Ceza
Mahkemesi'ndeki sorguda Hizbuttahrir bağlantılı 7 şüpheliye tutuklanan
teğmen Mehmet Ali Çelebi ile bağlantıları sorulmuş, Çelebi'nin Süleyman
Solmaz aracılığıyla diğer şüphelilere ulaştığı iddia edilmişti.
Teğmenler ve Hizbuttahrircilerin bir yıldır toplantılar, yemekler
vasıtasıyla görüştükleri de iddialar arasında yer almış ayrıca bu
kişilere Kemal ve kardeşi Neriman Aydın'la ilişkileri de polisteki
sorgularında sorulmuştu.,,kaynak,vatan
Tuncay Özkan, Gürbüz Çapan ve Serdar Saçan'ın ilk ifadeleri...Tuncay Özkan, Gürbüz Çapan ve Serdar Saçan'ın ilk ifadeleri...
Dilek Yıldız/ VATAN İSTİHBARAT
Özkan, Çapan ve Saçan cezaevinde
Ergenekon
soruşturmasının sekizinci dalgasında gözaltına alınan Adil Serdar
Saçan, Gürbüz Çapan, Tuncay Özkan, Tanju Güvendiren, Emcet Olcaytu ve
Hüseyin Nazlıkul “yasadışı Ergenekon terör örgütü üyesi olmak” ve
“örgüt adına faaliyette bulunmak” suçlarından tutuklandı. Gözaltına
alınan şüphelilerden Mesut Özcan ise serbest bırakıldı. Son
tutuklamalarla Ergenekon davasında tutuklu sayısı 70’e ulaştı. Zanlılar
Cuma gecesi getirildikleri adliyede Nöbetçi hakim tarafından sabaha
kadar sorgulandı. Nöbetçi hakim, dün sabah 08.00’de 6 şüpheliyi
yasadışı Ergenekon örgütü üyesi olmak ve örgüt adına faaliyette
bulunmak suçları hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması nedeniyle
tutuklanmasına karar verdiğini açıkladı.
Tutuklanan Özkan, Çapan, Saçan, Olcaytu, Güvendiren ve Nazlıkul 09.00’da adliyeden Metris Cezaevi’ne götürüldü.
Altı
kişinin daha sonra başka cezaevlerine nakillerinin yapılacağı
öğrenildi. Adliye bahçesinde bekleyen bir grup, Gürbüz Çapan’ın,
üzerinde “Yalnız değilsin” yazılı fotoğraflarını taşıyarak “Onurlu
Başkan Gürbüz Çapan” ve “Hepimiz birer Gürbüz Çapan’ız” sloganları
attı. Adliye bahçesinde bekleyen başka gruplar da çeşitli sloganlar
atarak şüphelilere alkışlarla destekte bulundular.
Zanlıların
Emniyet, savcılık ve mahkemedeki işlemleri yaklaşık 98 saat sürdü.
İşlemleri daha uzun süren Tuncay Özkan ise diğer altı kişinin mahkeme
sorgusu bitinceye kadar boş bir duruşma salonunda polis nezaretinde
bekledi. Özkan’ın bekleme sırasında dinlendiği, zaman zaman da oturduğu
sandalyede uyuduğu öğrenildi.
Tuncay Özkan ve diğer
şüphelilere, adliyede bulundukları süre içerisinde avukatları
tarafından ekmek arasında köfte ile pet bardak içinde ayran ikram
edildiği, yine adliyenin çay ocağından tost ve yine pet bardak içinde
çay ikram edildiği belirtildi. Şüphelilerin yemek sırasında herhangi
bir metal çatal, bıçak ya da kaşık ile cam bardak kullanmalarına izin
verilmedi.
‘Demokrasiyi savundum boynuma tabela astılar’

Gazetecİ
Tuncay Özkan, mahkemedeki sorgusunda, terör örgütü suçlamasına isyan
etti. Özkan şunları söyledi: Ben gazeteciyim, hayatımın son 25 yılını
şu anda vekilim tarafından gösterilen bir çok kitabı da yayına
hazırlayarak geçirdim. Kitaplar araştırmacı gazetecilik çalışmama
dayalı olduğu için yüzlerce kişiyle görüşme yaptım. Hayatımın hiçbir
döneminde terör örgütleriyle hiçbir ilişkim olmadı. Hukuksuzluğu hiçbir
zaman desteklemedim. Şimdi böyle bir isnat altındayım.
Aleyhime
delil olarak mahkemeye sunulan telefon görüşme tutanakları belli bir
döneme ilişkindir. Gazetecilik hayatım boyunca tüm görüşmelerim
kaydedilseydi bunlardan yüzlerce binlerce ortaya çıkardı. Özgürce
düşüncelerini ifade eden birisiyim. Bunu demokratik bir hak olarak
yasalara uygun şekilde dile getiriyorum. Bu şekilde baskı ve
dinlemelerle benim gibi özgürce düşünen ve düşündüklerini dile getiren
insanlar susturulursa o takdirde Türkiye çölleşir. Ben bu güne kadar
çıktığım duruşmalarda sabıkasızım diye övündüm. Gazeteci ve yazarım
dedim. Şu anda 50 saattir ayaktayım. Önüme tabela asılarak
fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Bu güne kadar teröre
karşı bir kişi olmama rağmen terör örgütü ile özdeşleştirildim.
‘Aleyhimde tek bir delil yok’
EMEKLİ
askeri hakim Tanju Güvendiren dosyadakilerin delil olmadığını öne
sürdü: Sadece telefon kayıtlarından söz edilmektedir. Hiçbir
demokraside böyle bir delil yöntemi yoktur. İddialar delilden yoksun ve
dayanaksızdır. Sıkıyönetim mahkemelerinde ve DGM’lerde hakimlik yaptım.
Son olarak siyasete atılarak askeri Yargıtay üyeliğinden emekli oldum.
Ticaretle uğraşamaya başladım ve başarılı oldum. Yüksek kazanç
sağladım. Hiçbir delile dayanmayan iddialar karşısında kendimi
savunmama aczi içindeyim. Adımın bir harfinin bu örgütle anılmasını zül
addediyorum.
‘Ergenekon üyesi değil mağduruyum’
GÜRBÜZ
Çapan da sorgusunda iddiaları reddetti: 2001 yılında düzmece iddialarla
yargılandım. Halen yargılanmam devam etmektedir. Benim o dönemde
Ermenistan üzerinden nükleer kaçakçılık yaptığım, belediyede usulsüzlük
yaptığım, büyük bir Ermeni asıllı olduğum iddialarında bulunuldu. Ben o
tarihte nükleer madde kaçakçılığı iddiasının nereden çıktığını
bilmiyordum. İşçi Partisi’nin bilgisayarlarından çıkmış, öyle bir şey
varsa ben mağduru olmuşumdur. Böyle bir örgütün içerisine dahil
edilmemin sebebi Cumhuriyet gazetesinin ekonomik sıkıntıya girdiği
zaman kardeşim ile beraber gazetenin kurduğu bir finans şirketine ortak
olduk. İddia edilen örgütün bu gazete çevresinde yapılandığı
belirtildiğinden benim de bu örgüt içerisinde olduğum iddia
edilmektedir.
Ben kabul etmiyorum.
‘Örgüt yapılanmasını en iyi bilen kişiyim’
Adil
Serdar Saçan sorgusunda polis olduğunu hatırlattı: Ben hukukçu olarak
meslek icra etmiyorum. Polis müdürüyüm. Organize suçlar ve terör
suçlarında çalıştım. Organize Suçlar Şubesi’ni kuran ve 5 yıl yöneten
benim. Örgüt yapılanmasını en iyi bilen kişiyim. Ayrıca kamu hukuku ile
ilgili doktoram var. Örgütlü suçlarla ilgili kitaplar yazdım. İddia
edilen örgüt ile ilgili ilk çalışmayı 2001 yılında DGM’den aldığı
izinle başlattım. Ben Veli Küçük ve Sedat Peker yapılanmasında
soruşturmayı başlatan emniyet müdürü olarak önemli tanık olabilecekken
şüpheli haline getirildim.
Gelirleri de ortaya çıktı
Zanlılar mahkemede mesleklerini ve aylık gelirlerini şöyle açıkladı:
Adil Serdar Saçan: Avukat - Bin 500 YTL
Gürbüz Çapan: Doktor - 21 bin YTL
Tanju Güvendiren: Emekli askeri
savcı - 40 bin YTL
Hüseyin Nazlıkul: Doktor - 18-25 bin YTL
Tuncay Özkan: Gazeteci - 4 bin YTL
,,kaynak,vatanReha MuhtarKemal
Kılıçdaroğlu’nu tebrik ederim.. Müthiş bir kan getirdi CHP’ye... Dün
baktım yeni teklif getirmiş “Belgelerime cevap alamadım... En iyisi
Deniz Bey’le Tayyip Erdoğan Uğur Dündar yönetiminde aynı yerde aynı
salonda canlı yayında tartışsınlar...” dedi dün...
Zekâsına hayranım Kılıçdaroğlu’nun... Yıllardır AKP’yi köşeye sıkıştıramayan CHP’ye kan getirdi atak dövüştürüyor...
Belge
buldu, belge çıkarttı, canlı yayında tartıştı, gündeme yolsuzlukları
soktu, tartışmaların kendisine yaradığını gördü, üstüne gittikçe
gidiyor...
***
Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan-Baykal canlı yayın tartışması bu aşamada gerçekleşmez...
Kendisine hatırlatmalıyım ki, Tayyip Erdoğan bu aşamada bu tartışmayı zinhar kabul etmez...
Neden diyecek olursa:
1) Ekim 2002’deki tartışma seçim öncesiydi...
Tayyip Erdoğan henüz Başbakan olmamıştı...
Bir oldu pir oldu...
Ondan sonra ara ki bulasın Başbakan’ı...
2)
Adım gibi biliyorum Başbakan’ı sıkıştırır sorarlarsa diyecek ki “Öyle
her istediklerinde niye tartışıyormuşum?.. Demokrasilerde tartışma
sandıkta olur... Sandığa gittik, aldılar boylarının ölçüsünü... Geçiniz
bunları işlerimiz var yapacak...”
***
3) Ama benim tanıdığım Kılıçdaroğlu pes etmeyecek...
Amerika’daki Başkan adaylarının televizyon tartışmasını örnek gösterip, bastıracak...
“Kaçıyorsunuz...” diyecek, “Belgelerden, canlı yayından, kamuoyunun önünde tartışmadan kaçıyorsunuz” diyecek...
4) Gözler tekrar Başbakan’a dönecek.
Tahminim bu aralar Ergenekon mergenekon kesmez, CHP için harıl harıl yolsuzluk iddiaları getirmeye hazırlanıyor iktidar...
Dengir
Mir Fırat, canlı yayında ilk ipucunu verdi Kılıçdaroğlu’na dönerek
“Sizin hakkınızda da bana bir sürü ihbar geliyor... Ama
araştırıyorum... Belge olmadan konuşmuyorum...” diyerek aba altından
sopasını gösterdi...
Yakında bekleyin iktidar gündemi çevirmek için yeni bir manevra yapacak...
***
5) Canlı yayına gelecek olursak Başbakan’ların seçim zamanı dışında canlı yayına çıkmak gibi zorunlulukları yok...
Zaten Kılıçdaroğlu da Başbakan’ın canlı yayına çıkmayacağını biliyor...
“Kaçtı” demek için üstüne üstüne gidiyor...
6)
Başbakan ve iktidar partisi bilmeli ki Belediyeler’de, Deniz
Feneri’nde, RTÜK’te bir kere yolsuzluk iddiaları gündeme oturmuştur...
Bundan
sonra Kılıçdaroğlu’ndan, Abdüllatif Şener kardeşlerinden ve hatta
Devlet Bahçeli’den zaman zaman mitralyöz tipi seri atışlar gelecektir...
7)
AKP iktidarı 6 yılın sonunda, Özal’ın ikinci dönemi, Demirel’in her
dönemi, Ecevit’in nadir dönemlerinde olduğu gibi, ülkeyi yolsuzluklar
gündemiyle aktif muhalefetin ortasında yönetmek zorunda kalacak...
İktidar iktidar gibi, muhalefet de muhalefet gibi...
Gazanız mübarek olsun...
Demokrasi kazansın!..
,,kayynak,vatan
”Meclis Başkanı Toptan, CHP lideri Baykal'ın sorusuna çok şaşırdı CHP lideri,
“Alman mahkemesi, RTÜK Başkanı Akman için tutuklama kararı çıkarsa ve
İnterpol arama emri geçse ne olacak?diye sorunca Meclis Başkanı ‘Bu
olabilir mi?’ dedi
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, dün TBMM
Başkanı Köksal Toptan’ı makamında ziyaret ederek yaklaşık 1 saat
görüştü. CHP Grup Başkanvekilleri Hakkı Süha Okay ve Kemal
Kılıçdaroğlu’nun da katılığı görüşmede, Baykal’ın yönelttiği bir soru
Toptan’ı hayli şaşırttı.
Nitelikli dolandırıcılık iddiası
Baykal,
Deniz Feneri davası ve RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın durumuyla ilgili
konuyu açtıktan sonra Toptan’a, “Türkiye’nin en saygın kurumunun
başkanı Zahid Akman hakkında Alman mahkemesi tutuklama kararı verse ve
İnterpol aracılığıyla arama emri çıkartılsa ne olacak?” diye sordu.
Soru karşısında şaşıran Toptan’ın, CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha
Okay’a dönerek, “Hakkı Bey, böyle bir şey olabilir mi?” diye sorduğu ve
“Evet, olabilir. Kooperatif olayı nitelikli dolandırıcılık olarak kabul
ediliyor” yanıtını aldığı öğrenildi. Bunun üzerine Toptan’ın kısa süre
düşündüğü ve “Ben bu konuda tavrımı net bir biçimde ortaya koymuştum”
yanıtını verdiği belirtildi.
Uzlaşma komisyonuna üye yok
Baykal’ın
Toptan’a istediği uzlaşma komisyonuna CHP’nin üye vermeyeceğini
açıkladığı da öğrenildi. Baykal’ın “Uzlaşma Komisyonu önerinize
katılmıyoruz. Anayasa Mahkemesi AKP’nin laiklik karşıtı odak olduğuna
karar verdi. Türban kararı ortada. AKP ile neden uzlaşalım. Çünkü AKP
ile ilgili mahkeme kararları ortada. Şimdi ’gel uzlaşalım’ diyor. Nasıl
uzlaşacağız. Senin, anayasanın temelleri ile oynayanların odağı olduğun
mahkemece onaylandı” dediği öğrenildi. Baykal’ın, “Sizin bu tür bir
davette bulunmanızı da yanlış buluyorum” sözlerine Toptan’ın, “Ben
kendi insiyatifimi kullanarak böyle bir çağrı yaptım. Bu konuda
hükümetten hiç bir baskı gelmedi. Ben gerginlik düşsün diye böyle bir
girişimde bulundum” dediği de belirtildi.,kaynak,vatan
İstifa eden Yozgat Milletvekili Yaşar Öztürk’ün, Şener’in kuracağı partiye geçeceği iddia edildi
ANKARA
- AKP Yozgat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk, partisinden istifa etti.
“Abdüllatif Şener’in partisine geçecek” iddiası kulislere yayılan
Öztürk’ün istifasıyla AKP’nin TBMM’deki sandalye sayısı 338’e düştü,
bağımsızların sayısı 5’e yükseldi.
Düello günü ayrıldı
Tüm
Türkiye’nin Meclis’teki AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet
Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki
tartışmaya kilitlendiği gün, AKP’den istifa haberi geldi. Partisinden
istifa eden AKP Yozgat Milletvekili Yaşar Öztürk, TBMM Başkanlığı’na
gönderdiği yazıda “Gördüğüm lüzum üzerine üyesi bulunduğum AK Parti’den
istifa ediyorum” ifadesine yer verdi. Öztürk’ün, eski Bakan Abdüllatif
Şener’in partisine katılacağı iddia edildi.
Partisine küsmüştü
Öztürk,
22 Temmuz seçimlerinde Yozgat 4’üncü sıradan aday gösterildiği için
partisine küsmüştü. Seçimlerde de tavır yaparak hiç çalışmayan
Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk, AKP’nin bu ilde 5 milletvekili
kazanması sonucu sürpriz bir şekilde yeniden seçilmişti. Seçimlerden
sonra da partililerle arasına mesafe koymuştu.,kaynak,vatan