| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

Sabancı'nın 6 aylık kârı 737 milyon YTL oldu

Hacı Ömer Sabancı Holding'in, 2008 yılının ilk altı aylık dönemi net kârının, 737 milyon YTL olduğu bildirildi. Sabancı Holding'den yapılan açıklamada, "Hacı Ömer Sabancı Holding 2008 yılının ilk altı aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artışla, 737 milyon YTL net kâr gerçekleştirdi" denildi. Sabancı Holdingin, 30 Haziran 2008 tarihi itibariyle sona eren altı aylık döneme ait konsolide mali tablolarında satışlarının, 9 milyar 769 milyon YTL, faaliyet kârının 1 milyar 415 milyon YTL olduğu kaydedildi. Holdingin toplam varlıklarının, 30 Haziran 2008 tarihinde, 31 Aralık 2007 tarihine göre yılın ilk altı ayında yüzde 16 artışla toplam 92 milyar 466 milyon YTL, öz kaynaklarının ise 16 milyar 426 milyon YTL'ye ulaştığı belirtildi. Bu arada İş Yatırım Menkul Değerler, 2008 yılı ilk yarısında 12.6 milyon YTL net kâr ettiğini duyurdu.,kaynak,sabah

Aktif Bank ilklerin bankası olacak'

Aktif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, Türkiye'de ilk doğrudan bankacılık modelini hayata geçiren Aktif Bank'ın müşteri neredeyse orada olmayı hedeflediğini ifade etti..
Çalıkbank'ın strateji, kadro, bina ve ismini yenilediği Aktif Bank'ın merkez şubesi İstanbul'da hizmete açıldı. Açılışta konuşan Aktif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, 1999'da kurulan bankanın, Türkiye'de "ilk doğrudan bankacılık" modelini hayata geçirerek, müşteri neredeyse orada olmayı hedeflediğini aktardı. "Aktif Bank'ın ilklerin bankası olacağına yürekten inanıyorum" diyen Çalık, bankanın değişiminde emeği geçen herkese teşekkür etti.

HEDEF BÖLGESEL GÜÇ OLMAK
Aktif Bank Genel Müdürü Dr. Önder Halisdemir de Aktif Bank'ın yeni adıyla yürüteceği bankacılık faaliyeti ile ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunurken, Türk bankacılık sektöründe ilklerin yaşanacağı bir döneme girildiğini kaydetti. Bireysel bankacılıkta Türkiye'nin gerçek anlamda ilk doğrudan bankacılık markasını yarattıklarını ifade eden Halisdemir, merkez şubenin kurumlara dönük hizmet anlayışının bir gereği olduğunu dile getirdi. Halisdemir, "İstikrarlı, dengeli ve sağlıklı büyüme temposuyla 'yerli-global' olarak önemli bir bölgesel güç olma yolunda ilerleyen bankamız değerlerine sadık kalarak büyümeye ve üretmeye devam edecektir" dedi. Konuşmaların ardından, Başkan Ahmet Çalık'a Aktif Bank adıyla düzenlenen ilk müşteri hesabı defteri verildi. 4 Ağustos 2008'de Zincirlikuyu'daki yeni Genel Müdürlük binasına taşınan Aktif Bank, Türkiye'nin gelişen ekonomisi içinde yurtdışındaki iştirakleri ile birlikte global bir marka olma stratejisi taşıyor. Bankanın faaliyet gösterdiği ülkeler arasında Arnavutluk ve Kosova gibi ülkeler de bulunuyor.,kaynak,sabah

Rus kerestesi, teli ve kâğıdı gümrükte tek tek sayılacak

Rusya'nın ihraç ettiği en kritik mal petrol ürünleri ancak önlemler kâğıt, amonyak gibi malların tek tek incelenmesi yönünde..Pazartesi günündenazal ATEŞ ANKARA00000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000 Hazal ATEŞ ANKARA itibaren Rusya'dan gelen TIR'lara uluslararası anlaşmaların dışına çıkılmadan zorluk çıkarılacak. Rusya'dan gelen buğdaydan kimyasal gübreye, altından bakır tele kadar birçok ürün de tek tek sayılarak "tam tespit" yapılacak. Rusya Türk TIR'larına yönelik uygulamasından vazgeçene kadar Türkiye de "mütekabiliyet esasına" dayanarak "kısasa kısas" diyecek. Türkiye, Rusya'dan başta ham petrol ve doğalgaz olmak üzere toplam 25 kalemde ürün alıyor. Petrol ve gaz ithalatın yarıdan fazlasını oluşturuyor. Eylem planı kapsamında Rusya'nın yaptığı gibi tüketim ürünleri tek tek incelenerek, Rus malı taşıyan TIR'ların girişi geciktirilecek. Buğday, kâğıt, demir çelik, kömür, altın, karton, kimyasal madde, bakır teller, gazete kâğıdı, ağaç, saf amonyak, kok kömür gibi ürünlerde inceleme süresi uzatılacak. TIR'lara yüklü bu ürünler Rusya'nın yaptığı gibi bir bir incelenecek. 2007 sonu itibariyle Rusya'dan toplam 23 milyar 506 milyon dolarlık ithalat yapıldı. Bunun 14 milyar dolarlık bölümünü ham petrol, doğalgaz ve petrol yağları oluşturdu. Ayrıca, yaklaşık 5 milyar dolarlık kömür, demir, alüminyum, 4 milyar dolarlık da tüketim maddeleri ithal edildi.

40 BİN TÜRK İŞÇİSİ ÇALIŞIYOR
İhraç edilen ürünler arasında otomobil, tekstil ürünleri, turunçgiller, domates, sentetik iplik ve dokumalar, kıymetli metaller ve kaplamalarından mücevherci eşyası, demir çelik çubuklar, motorlu taşıtlar, kara taşıtları için aksam parçaları, ev tekstili, krom cevherleri yer alıyor. Rusya'da 40 bin Türk işçisi var.,kaynak,sabah

Fındık fiyatları açıklandı

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Giresun kalite tombul fındığa Eylül ayı için kilogram başına 4 YTL, müdahale alım fiyatı uygulanacağını açıkladı.

Bakan Eker düzenlediği basın toplantısında, Giresun kalite tombul fındığa Eylül ayı için kilogram başına 4 YTL, Ekim-Kasım döneminde kilogram başına 4,5 YTL, Aralık ayı ve sonrası için kilogram başına 5 YTL müdahale alım fiyatı uygulanacağı söyledi.

Eker, Levant kalite kabuklu tombul fındığa Eylül ayı için kilogram başına 3,90 YTL, kabuklu sivri fındık ve diğer kabuklu fındıklar için de kilogram başına 3,70 YTL müdahale alım fiyatı uygulanacağını kaydetti.

Bakan Eker, Ekim-Kasım döneminde fiyatların kilogram başına 50 Ykr, Aralık ayı ve sonrası için kilogram başına 50 Ykr artacağını sözlerine ekledi.AA,kaynaksabah

İş Bankası’nın kárı 1.1 milyar YTL’yi aştı

İş Bankası, ikinci üç aylık dönemde 598 milyon YTL’lik net kár elde ederken, ilk yarı yılı 1 milyar 153 milyon YTL ile kapattığını açıkladı.

Böylece bankanın kárı yüzde 51 arttı. Bu dönemde bankanın kredi hacmi yüzde 24 artarak 42 milyar 152 milyon YTL’ye, kredilerin aktifler içerisindeki payı da yüzde 48’e ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 42’ydi. Bireysel kredilerindeki artış yüzde 15 seviyesinde gerçekleşirken, ticari ve kurumsal kredilerdeki gelişim oranı toplam yüzde 29 oldu. Bu arada kredi büyümesinin sektör büyümesinin üzerinde olduğu belirtilirken, 2007 sonunda yüzde 4.2 seviyesinde olan sorunlu kredilerin toplam kredilere oranınının da yüzde 3.7 seviyesine çekildiğine dikkat çekildi.

Mevduatta lider

TL mevduatın yüzde 15, toplam mevduatın ise yüzde 53 oranında arttığı banka, şu açıklamayı yaptı: "53 milyar 795 milyon YTL’ye ulaşan mevduat hacmi, İş Bankası’nın güçlü kredi büyümesinin finanse edilmesine en önemli katkıyı sağladı. İş Bankası, ulaştığı mevduat büyüklüğü ile özel bankalar arasındaki lider konumunu sürdürdü. İş Bankası bu sonuçlar ile kredilerde sistemden aldığı payı yükseltirken, toplam mevduat içerisindekiuygun maliyetli ve yaygın nitelikli mevduatın ağırlığını da arttırmayı başardı."

Faiz gelirleri arttı

Kredilerden aldığı faizleri 2007’nin aynı dönemine göre yüzde 22 artıran banka, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yılın ikinci çeyreğinde yükselme eğilimine giren faizlerin fonlama maliyetleri üzerinde oluşturduğu baskıya karşın, kullanılan kaynakların maliyetindeki artış sınırlı tutuldu. Bu performans, net faiz gelirlerinin yüzde 34 gibi yüksek bir oranda artarak 1 milyar 819 milyon YTL’ye ulaşmasına katkı sağladı. Komisyonlu işlemlerde performansını koruyan banka, yüzde 17’lik büyüme oranı ile 603 milyon YTL’lik net komisyon geliri elde etti. Bankanın verimlilik rasyosu ise 38.8 gibi çok olumlu bir düzeyde gerçekleşti.",kaynak,hürriyet

BOTAŞ fiyat ayarlamasını ayda bir kez yapacak

ANKA
 
 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), doğalgazda tarifelerin 3 ay önceden bildirilmesine ilişkin düzenlemesinin BOTAŞ’ın her ay fiyat ayarlamasına gitmesini önlemeyeceği bildirildi.

BOTAŞ fiyat ayarlamasını ayda bir kez yapacak

 piyasası tarifelerinde yapılan yeni düzenleme ile EPDK, dağıtımcıların tarifelerini 3 ay önceden alıp piyasayı düzenlerken, söz konusu şirketlerin piyasadaki payı yüksek olmadığı için fiyat değişimine neden olmayacak. Bu düzenleme ile tarife önerileri 1 yıl değil 3 ay önceden alınmış olacak. Buna karşın BOTAŞ mevcut uygulamada olduğu gibi aylık olarak fiyatlarını yeniden düzenleyebilecek.,kaynak,hürriyet

İngiltere'de enflasyon şoku

 
İngiltere'de enflasyon şoku
Dünyanın en büyük ekonomilerinden İngiltere'de enflasyon son 11 yılın zirvesine çıktı.

Yıllık enflasyon haziran ayındaki yüzde 3.8 seviyesinden yüzde 4.4'e tırmandı.

Aylık 0.6 puanlık artış da 1997'den bu yana yaşanan en yüksek aylık artışa işaret ediyor.

İngiltere'de yaşanan enflasyonda en büyük sorumlu olarak yıllık bazda yüzde 13.7 yükselen gıda fiyatları gösteriliyor. Gıda fiyatları içerisinde de özellikle et fiyatlarındaki artış dikkat çekti.
 
İngiltere'de yıllık enflasyon hedefi yüzde 2 seviyesinde bulunurken, uzmanlar bu rakamın tutturulabilmesinin artık çok zor olduğunu belirtiyor.,kaynak,hürriyet

Firmalar finansal darboğaza girdi

 
Firmalar finansal darboğaza girdi
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, İSO Ekonomik Durum Tespit Anket Çalışmasına göre, finansman dar boğazı içinde olan işletmelerin oranının, yüzde 60,2'ye tırmandığının görüldüğünü ifade ederek, “Bu, 2001 sonrası dönemin en yüksek oranıdır” dedi.

İSO Ekonomik Durum Tespit Anket Çalışmasının sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında konuşan Küçük, 2008 yılı ilk yarının, üretim açısından 2007 yılı ikinci yarıya göre daha olumsuz geçtiğini belirterek, 2008 ilk yarıda toplam işletmelerde üretimde artış bildirenlerin oranının, yüzde 50,7'den yüzde 39,7'ye gerilerken, azalış bildirenlerin oranının, yüzde 24,4'ten yüzde 34,7'ye yükseldiğini söyledi.                 

Küçük, üretim açısından tüm ölçeklerde bir önceki döneme göre olumsuz gelişmenin söz konusu olduğunu dile getirerek, üretimde artış bildiren işletmelerin oranı en yüksek olan sektörün, yüzde 55,2 ile gıda, içki ve tütün sanayi, azalış bildirenlerin oranının en yüksek olduğu sektörün ise yüzde 61,9 ile deri ve ayakkabı sanayi olduğunu kaydetti.

2008 yılı ilk yarıda tüm ölçeklerde iç satışların 2007 ikinci yarıya göre daha olumsuz bir dönem yaşadığını vurgulayan Küçük, 2008 ilk yarıda iç satışlarda artış yaşayan işletmeler oranının en yüksek olduğu sektörün, orman sanayi, azalış yaşayan işletmeler oranının en yüksek olduğu sektörün de deri ve ayakkabı sanayi olduğunu aktardı.

Küçük, dış satışlarında artış bildiren işletmeler oranının, 2007 ikinci yarıda yüzde 42,8 iken, 2008 ilk yarıda yüzde 38,9'a gerilediğini, azalış bildirenlerin oranının ise yüzde 28,5'ten yüzde 36,2'ye yükseldiğini kaydetti. Küçük, dış satışlarda da 2008 ilk yarının tüm ölçeklerde 2007 ikinci yarıya göre olumsuz geçtiğini dile getirdi.

2007 ikinci yarıda yüzde 42,2 olan yeni siparişlerde artış bildiren işletmelerin oranının, 2008 ilk yarıda yüzde 36'ya gerilediğini, siparişlerde azalma bildiren işletmelerin oranının, yüzde 33,4'e çıktığını kaydeden Küçük, yeni siparişlerde ilk yarının 2007 ikinci yarıya göre küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından daha olumsuz geçtiğine dikkati çekti.

İSTİHDAMDA İYİLEŞME

Küçük, istihdamında artış bildiren işletmelerin oranının 2007 ikinci yarıda yüzde 36,4 iken, 2008 ilk yarıda yüzde 32,7'ye gerilediğini, azalış bildiren işletmeler oranının da yüzde 26,9'dan yüzde 26,2'ye düştüğünü belirterek, “Bulgular, çalışmaya katılan büyük ölçekli işletmelerin diğer ölçeklere göre 2008 ilk yarıda istihdama daha fazla katkı yaptıklarını göstermektedir. Anketimizde 2008 yılı ilk yarıda, 2007 yılı ikinci yarıya göre az da olsa sağlanan iyileşmeye rağmen istihdamdaki sorunların devam ettiğini görüyoruz” diye konuştu.

Beş temel göstergede bir önceki döneme göre azalış bildiren işletmelerin oranına bakıldığında 2008'in ilk yarısında her üç işletmeden birinin, üretim, iç satış, dış satış ve yeni siparişlerinde azalma olduğunun görüldüğüne işaret eden Küçük, ihracatta olası bir duraklamanın işareti olarak değerlendirilebilecek dış satışlar ve yeni siparişlerdeki azalmanın ise dikkat çekici olduğunu söyledi.

Küçük, bir sonraki 6 aya ilişkin beklentilere ilişkin olarak da, “2008'in ikinci yarısına yönelik beklentilerdeki iyimserlik, daha önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de, sanayicilerimizin geleceğe yönelik umutlarının devam ettiğini göstermektedir. Ancak, ekonomik durum tespit anketimizin sonuçlarına geniş bir zaman aralığından bakıldığında beklentilerdeki iyimserliğin aynı ölçüde hayata geçmediği görülmektedir” dedi.

Tanıl Küçük, tahminlerinin, bundan önceki dönemlerde olduğu gibi 2008'in ikinci yarısındaki gerçekleşmelerin de beklentilerden daha olumsuz olacağına işaret ettiğini dile getirdi.

"İHRACAT/CİRO ORANI ARTTI"

Küçük, 2007 ilk yarıda yüzde 76,3 olan ihracat yapan işletmeler oranının, 2007 yılı ikinci yarıda yüzde 75,5, 2008 ilk yarıda yüzde 75,4'e gerilediğini belirterek, “İhracatın toplam ciro içindeki payı, 2007 yılı ikinci yarıda yüzde 36 iken, 2008 ilk yarıda yüzde 38,4'e çıkmıştır. Tüm ölçeklerde ihracat/ciro oranı bir önceki döneme göre artış göstermiştir” dedi.

Karlılıklarının geçmiş yılın aynı dönemine göre daha yüksek olduğunu belirten işletmeler oranının, 2007 yılı ikinci yarıda yüzde 32,4 iken, 2008 ilk yarıda yüzde 27,5'e gerilediğini bildiren Küçük, 2008 ilk yarıda işletmelerin karlılıklarıyla ilgili göstergelerin, genel olarak 2007 ikinci yarıya göre daha olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.

Küçük, bulguların, satış hedefi gerçekleştirme oranlarının, son dönemlerde giderek gerilediğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Satış hedeflerine ulaşma oranının gerilemesinde, 2005 sonrasında sanayi üretimindeki yıllık büyüme oranının yüzde 5'ler üzerine çıkmaması etkili olmuştur. Satış hedefi gerçekleşme oranının, 2008 ilk yarıda küçülmesi yine sanayi üretimindeki nispi yavaşlama ile ilişkili görünmektedir” diye konuştu.

ÇEK VE PROTESTOLU SENETLERDE DÜŞÜŞ

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Küçük, 2008 ilk yarıda karşılıksız çek ve protestolu senetlerle karşılaşan işletmelerin oranının, 2007 yılı ilk yarıya göre düşerek, yüzde 60,6'ya gerilediğini aktararak, bu düşüşte 2008 ilk yarıda iç satışlardaki nispi yavaşlamanın etkili olduğunun söylenebileceğini söyledi.

Anketin önemli göstergelerinden birinin de finansman dar boğazında olan işletmelerin oranı olduğuna değinen Küçük, kriz yılı 2001'de ankete katılan işletmelerin yüzde 73'ünün finansman dar boğazında olduğunu belirttiğini, kriz sonrası ekonomideki olumlu gelişmelerle birlikte bu oranın, yüzde 50'ler civarına gerilediğini anlattı.

Küçük, finansal dar boğaz içinde olan işletmelerin oranının 2007 ikinci yarıda yüzde 55 olarak gerçekleştiğini belirterek, “2008 ilk yarıda ise bu anlamda karşımıza daha olumsuz bir tablo çıkmakta ve finansman dar boğazı içinde olan işletmelerin oranının yüzde 60,2'ye tırmandığı görülmektedir. Bu, 2001 sonrası dönemin en yüksek oranıdır. 2008 ilk yarıda finansman dar boğazında olduklarını belirten işletmelere ölçek itibarıyla bakıldığında, küçük ve orta ölçekli işletmelerde sorunun daha büyük boyutlarda olduğuna dikkati çekmektedir” şeklinde konuştu.,kaynak,hürriyet

Avrupa ekonomisi hızla yavaşlıyor

A.A.
 
 
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yönetim Kurulu üyesi Lorenzo Bini Smaghi, Avrupa ekonomisinin, daha önce tahmin edilenden daha hızlı yavaşladığını kaydetti.

Smaghi, bir İtalyan gazetesine verdiği demeçte, Avrupa ekonomisinin yavaşlamasında birçok faktörün rol oynadığını, bu faktörlerden ilkinin son aylarda artan ham madde fiyatları olduğunu ifade etti. Smaghi, ekonomi yüksek ve dalgalı emtia fiyatlarına uyum sağlayana kadar düşük büyüme aşamasının süreceğini belirtti.

Yavaşlamanın ilk işaretinin, verimlilikteki düşüş olduğunu vurgulayan Smaghi, birim maliyetin yükseldiğini ve bunun da sürekli enflasyona dönüştüğünü kaydetti.

Avrupa Merkez Bankası, geçen hafta yaptığı toplantıda, yüzde 4,25 olan faiz oranlarını sabit tutmuş, temel endişesinin enflasyon olduğunu vurgulamıştı.

Temmuzda en çok getiri altından

ANKA
 
 
Başlıca finansal yatırım araçları içinde Temmuz ayında en yüksek getiri külçe altından elde edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre, Temmuz ayında külçe altının ÜFE ile indirgendiğinde reel bazda yüzde 3.21, TÜFE’ye göre ise yüzde 3.90 kazandırdığı belirlendi. Külçe altının nominal getirisi ise yüzde 4.50 olarak gerçekleşti. Getiri oranında altını mevduat faizi izledi. Nominal getirisi yüzde 1.34 olan mevduat faizi, ÜFE’ye göre yüzde 0.09, TÜFE’ye göre ise yüzde 0.76 reel getiri sağladı. Euro, geçen ay reel bazda ÜFE’ye göre yüzde 1.53, TÜFE’ye göre yüzde 0.87 zarara yol açtı. Reel olarak ÜFE’ye göre yüzde 2.91 kayba neden olan dolar, TÜFE’ye göre de yüzde 2.27’lik kayıp yaşattı. Borsa da yatırımcısına geçen ay reel bazda ÜFE’ye göre yüzde 5.38 ve TÜFE’ye göre yüzde 4.75 kaybettirdi.

SON ÜÇ AYIN GALİBİ MEVDUAT FAİZİ

Mevduat faizi, son üç ayda ÜFE ile indirgendiğinde yatırımcısına yüzde 0.09, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2.07 oranında reel getiri sağladı. Aynı dönemde külçe altın, ÜFE’ye göre yüzde 6.78, TÜFE’ye göre yüzde 4.93 oranında reel kayba neden oldu. Euro, reel bazda ÜFE’ye göre yüzde 10.05 ve TÜFE’ye göre yüzde 8.27 kaybettirirken, dolar ÜFE’ye göre yüzde 10.15 ve TÜFE’ye göre yüzde 8.37 zarara neden oldu. Borsa ise reel bazda ÜFE’ye göre yüzde 16.03, TÜFE’ye göre yüzde 14.36’lık kayıp yaşattı.

Altı aylık değerlendirmeye göre ise külçe altın ÜFE’ye göre yüzde 2.61 kaybettirirken, TÜFE’ye göre yüzde 5.62 kazanç sağladı. Euro reel bazda ÜFE’ye göre yüzde 3.57 kayba neden olurken, TÜFE’ye göre yüzde 4.58 oranında kazandırdı. Reel bazda ÜFE’ye göre 6.06 zarara neden olan mevduat faizi, TÜFE’ye göre yüzde 1.87’lik kazanç sağladı. Anılan dönemde dolar ÜFE’ye göre yüzde 10.11, TÜFE’ye göre yüzde 2.52 kaybettirirken, Borsa ÜFE’ye göre yüzde 34.34, TÜFE’ye göre yüzde 28.80 oranında yatırımcısına zarar ettirdi.

YILLIK GETİRİDE KÜLÇE ALTIN

Yıllık olarak değerlendirildiğinde, finansal yatırım araçları en fazla reel getiri oranına göre külçe altın, mevduat faizi, euro, dolar ve Borsa olarak sıralandı. ÜFE ile indirgendiğinde, külçe altın yüzde 13 oranında reel getiri sağlarken, mevduat faizi yüzde 1.72, euro yüzde 8.03, dolar yüzde 20.02 ve Borsa yüzde 39,87 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 19.40 ve mevduat faizi yüzde 3.85 oranında reel getiri sağlarken, euro yüzde 2.82, dolar yüzde 15.49 ve Borsa yüzde 36.46 oranında yatırımcısına kaybettirdi.