| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar

Gündeş 'Lopez benzerliği' için ne dedi?

Ebru Gündeş'in bu ilk takliti değil... İşte ünlü sanatçının daha önceki vukuatları!

Yeni albümü için çektirdiği fotoğrafları tartışma konusu olan Ebru Gündeş'in bu ilk takliti değil...

Yeni albümü için çektirdiği fotoğraflar, Jennifer Lopez fotoğraflarıyla tıpatıp aynı olan Ebru Gündeş, dünyaca ünlü sanatçıyı daha önce de taklit etmişti.



Lopez’in Grammy ödüllerinin dağıtıldığı gece giydiği yeşil Versace elbisenin aynısını Gündeş de bir konserinde giymişti. Bu arada Ebru Gündeş’in menajeri Sedef Arım, albüm kapaklarının benzerliği konusunda şu açıklamayı yaptı:


“Ebru Gündeş’in o fotoğraflardan esinlendiği doğrudur. Ama hiçbir zaman tıpatıp benzemesini düşünmedik. Düşünmüş olsaydık kolundaki bileziklere kadar aynı olurdu. Biz sadece Lopez’in kamera karşısındaki duruşunu sergiledik. Fotoğrafların çok güzel olduğuna inanıyoruz.”,katnak,vatan

En büyük hayali gerçek oldu

Milyonları her akşam ekran başına toplayan Acun Ilıcalı, en büyük hayaline kavuşuyor

“Var mIsIn Yok musun” isimli yarışma programıyla milyonları her akşam ekran başına toplayan Acun Ilıcalı, bu başarısının karşılığını da alıyor. İlk olarak Beykoz Konakları’ndan ailesiyle birlikte oturmak için villa satın alan Ilıcalı, şimdilerde arabasını değiştirdi. 3 yıldır kullandığı otomobilini satan Ilıcalı, Kuruçeşme’de bulunan Royal Motor’dan Aston Martin DB 9 marka otomobil siparişi verdi. Ilıcalı 15 gün sonra gelecek olan gri renkteki arabasını kendisine yapılan çok özel bir indirimle aldığını söyledi. Çocukluk hayalinin gerçek olduğunu belirten ünlü sunucu “14 yıldır yarış motorsikletine biniyorum. Arabalara ve motorsikletlere ilgim var. O yüzden Aston Martin çok sevdiğim bir arabaydı. Hayalim olan bir arabayı alıyorum. Günde 17-18 saat çalışmamın bana en güzel ödülü oldu. Umarım benim gibi herkesin hayali de gerçek olur” dedi. İngiliz yapımı Aston Martin otomobillerde plastik kullanılmıyor ve tüm parçaları elde yapılıyor. James Bond filmlerinin vazgeçilmezi olan bu otomobilden Türkiye’de sadece ünlü şovmen Cem Yılmaz ve işadamı Mehmet Germiyanlıgil’de buluyor. Dünyaca ünlü aktör Sean Connery de Aston Martin düşkünü ünlülerden.,kaynak,vatan

İnanılmaz paket


Kokain paketlerini kadının öyle bir yerine sakladılar ki...

İstanbul'da gerçekleştirilen ve özellikle havaalanı ve sokak satıcılarına dönük operasyonlarda 444 kilogram uyuşturucu ele geçirildi.

Havalimanı güvenlik birimlerinin şüphelendiği Gineli bir kadın yolcunun mide ve rahim bölgesinde 650 gram kokain bulundu.

MİDEDE 40 KAPSÜL KOKAİN

Olaya müdahil olan polis ekipleri, Gineli Marian D. isimli kuryenin röntgenini çekti. Yapılan incelemelerde kadın kuryenin midesinde 40 kapsül kokain tespit edildi. Çekilen röntgen filmlerinde dikkat çeken diğer ayrıntı ise kadın yolcunun rahim bölgesinde bile uyuşturucu taşıdığının belirlenmesi oldu.

Doktor kontrolünde yapılan bir operasyonla kadının rahim bölgesi tamamen çıkarılarak alınan 250 gramlık kokain paketi polisi bile hayrete düşürdü.

RAHİME AMELİYATLA YERLEŞTİRMİŞLER

Operasyonu gerçekleştiren uzman doktorlar, bu miktardaki uyuşturucunun tıbbi bir müdahale olmaksızın insan bedenine yerleştirilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Kurye kadından toplam 650 gram kokain çıktı. Marian D'nin Gine'den Türkiye'ye geldiği belirlendi.

Olayla ilgili ifadesi alınan kadın kuryenin polise, kendisinin kaçırılarak uyuşturucunun rahmine zorla yerleştirildiğini söylediği öğrenildi. Olayın ardından gözaltına alınan kurye, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

SON 20 GÜNDE SADECE 212 KİLO EROİN YAKALANDI

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin İstanbul'da gerçekleştirdiği çok sayıda operasyonda son 20 gün içinde yurtdışına gönderilmek üzere 212 kilogram eroin, 5 kilogram Afyon sakızı, 330 gram eroin ham maddesi olan Amfetamin ele geçirildi. Sokak satıcılarına yönelik operasyonlarda ise 219 kilogram esrar, 6 kilo 88 gram kokain, 11 kök Hint keneviri ve çok sayıda uyuşturucu hap ele geçirildi.,,kaynak,vatan

Yüzde 99,9 oğlu


Halis Toprak'ın evlatlıktan reddetmek için dava açtığı Selim Toprak DNA testinde oğlu çıktı

İşadamı Halis Toprak'ın evlatlıktan reddetmek için dava açtığı oğlu Salim Toprak'ın yapılan DNA testinde yüzde 99,99 ihtimal ile Halis Toprak'ın oğlu olduğu belirlendi. Salim Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu, test sonucunun ardından Halis Toprak'ın oğluna nafaka ödemeye devam edeceğini düşündüklerini söyledi.

Toprak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halis Toprak, üç yıl birlikte yaşadığı Gülcan Sepet'den olan ve 2 yaşında iken mahkeme kararı ile velayetini üzerine alarak soyadını verdiği, şimdi 20 yaşındaki Salim Toprak'ın kendinden olmadığı deikoduları üzerine DNA testi yaptırmak için kan örneklerini istedi. Ancak anne Gülcan Sepet ile şu anda 20 yaşında olan oğlu Salim Toprak buna karşı çıktı. Bunun üzerine Toprak, "nesebin reddi" davası açarak, Bilkent Üniversitesi'nde okuyan Salim Toprak'ın kendi nüfusundan silinmesini istedi. Mayıs ayından bu yana oğluna ödediği nafakayı kestiği öğrenilen Toprak'a oğlu Salim Toprak da nafaka ve tazminat davası açtı. Dava sürerken Salim Toprak'ın yaptırdığı DNA testi Halis Toprak'ın şüphesini boşa çıkardı. Adli Tıp Enstitüsü Adli Moleküler Genetik Laboratuvarı'nda yapılan testte, Halis Toprak'ın yüzde 99,9999 ihtimal ile Gülcan Sepet'ten doğma Salim Toprak'ın babası olabileceği belirtildi.

Salim Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu, davanın uzamaması için DNA testini kendilerinin yaptırmak istediklerini belirterek, "Nafakanın kesilmesi nedeniyle Salim'in okul taksidini ödeyemiyor. Bu testin sonunda Halis Toprak'ın nafaka ödemeye devam edeceğini düşünüyoruz" dedi.

İşadamı Halis Toprak'ın evlatlıktan reddetmek için dava açtığı oğlu Salim Toprak'ın yapılan DNA testinde yüzde 99,99 ihtimal ile Halis Toprak'ın oğlu olduğu belirlendi. Salim Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu, test sonucunun ardından Halis Toprak'ın oğluna nafaka ödemeye devam edeceğini düşündüklerini söyledi.

Toprak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halis Toprak, üç yıl birlikte yaşadığı Gülcan Sepet'den olan ve 2 yaşında iken mahkeme kararı ile velayetini üzerine alarak soyadını verdiği, şimdi 20 yaşındaki Salim Toprak'ın kendinden olmadığı deikoduları üzerine DNA testi yaptırmak için kan örneklerini istedi. Ancak anne Gülcan Sepet ile şu anda 20 yaşında olan oğlu Salim Toprak buna karşı çıktı. Bunun üzerine Toprak, "nesebin reddi" davası açarak, Bilkent Üniversitesi'nde okuyan Salim Toprak'ın kendi nüfusundan silinmesini istedi. Mayıs ayından bu yana oğluna ödediği nafakayı kestiği öğrenilen Toprak'a oğlu Salim Toprak da nafaka ve tazminat davası açtı. Dava sürerken Salim Toprak'ın yaptırdığı DNA testi Halis Toprak'ın şüphesini boşa çıkardı. Adli Tıp Enstitüsü Adli Moleküler Genetik Laboratuvarı'nda yapılan testte, Halis Toprak'ın yüzde 99,9999 ihtimal ile Gülcan Sepet'ten doğma Salim Toprak'ın babası olabileceği belirtildi.

Salim Toprak'ın avukatı Gülçin Elgümüş Hansu, davanın uzamaması için DNA testini kendilerinin yaptırmak istediklerini belirterek, "Nafakanın kesilmesi nedeniyle Salim'in okul taksidini ödeyemiyor. Bu testin sonunda Halis Toprak'ın nafaka ödemeye devam edeceğini düşünüyoruz" dedi. (Milliyet,kaynak,,vatan

Çakıcı hastanelik!

Alaattin Çakıcı, geceyarısı hastaneye kaldırıldı

AA


Organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı,
göğüs ağrısı şikayetiyle Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevinde tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı, göğüs
ağrısı şikayetiyle Kocaeli Devlet Hastanesine götürüldü.

Çakıcı, Acil Serviste kalp elektrosunun çekilmesinin ardından yeniden
cezaevine götürüldü.

Karagümrük Spor Kulübü Lokali baskını nedeniyle 14 yıl 9 ay 20 gün,
Tevfik Nurullah Ağansoy'un Bebek'te öldürülmesiyle ilgili olarak da 18 yıl 4 ay
hapis cezasına çarptırılan Alaattin Çakıcı, sağlık sorunları nedeniyle Tekirdağ F
Tipi Cezaevinden geçen yıl Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevine nakledilmişti.

Çakıcı, kronik kalp damar problemi yaşaması, damarlarından birinin tıkalı
olması, göğüs ve fıtıktan kaynaklı boyun ağrıları nedeniyle daha önce de
hastaneye kaldırılmıştı.,,kaynak,vatan

Bir gözaltı daha

Ergenekon'da 'Hizbuttahrir'in lideri olduğu iddia edilen kişi gözaltında

ANKA


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde dün terör örgütü Hizbuttahrir'in lideri Yılmaz Çelik gözaltına alınarak bu ile gönderildi.

Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre Ankara Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince bir süredir izi sürülen Yılmaz Çelik, iftar için geldiği Balgat semtinde dün gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılı emriyle Ergenekon Operasyonu kapsamında gözaltına alınan Çelik'in sağlık kontrolünün ardından, bu ile gönderildi.

Geçtiğimiz hafta yaşanan ve Teğmenlerin de tutuklandığı Ergenekon’un 9. Dalgasında, Hizbuttahrir örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan 8 kişiden ise 6'sı da tutuklanmıştı. Hamza Demir, Mahmut Oğuz, Süleyman Solmaz, Kurtca Bektaş, Rıza Demir ve Rıfat Yıldırım cezaevine gönderilmiş, D.Y. ise mahkemece serbest bırakılmıştı.

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki sorguda Hizbuttahrir bağlantılı 7 şüpheliye tutuklanan teğmen Mehmet Ali Çelebi ile bağlantıları sorulmuş, Çelebi'nin Süleyman Solmaz aracılığıyla diğer şüphelilere ulaştığı iddia edilmişti. Teğmenler ve Hizbuttahrircilerin bir yıldır toplantılar, yemekler vasıtasıyla görüştükleri de iddialar arasında yer almış ayrıca bu kişilere Kemal ve kardeşi Neriman Aydın'la ilişkileri de polisteki sorgularında sorulmuştu.,,kaynak,vatan

Boynuma tabela astılar'

Tuncay Özkan, Gürbüz Çapan ve Serdar Saçan'ın ilk ifadeleri...Tuncay Özkan, Gürbüz Çapan ve Serdar Saçan'ın ilk ifadeleri...

Dilek Yıldız/ VATAN İSTİHBARAT


Özkan, Çapan ve Saçan cezaevinde

Ergenekon soruşturmasının sekizinci dalgasında gözaltına alınan Adil Serdar Saçan, Gürbüz Çapan, Tuncay Özkan, Tanju Güvendiren, Emcet Olcaytu ve Hüseyin Nazlıkul “yasadışı Ergenekon terör örgütü üyesi olmak” ve “örgüt adına faaliyette bulunmak” suçlarından tutuklandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Mesut Özcan ise serbest bırakıldı. Son tutuklamalarla Ergenekon davasında tutuklu sayısı 70’e ulaştı. Zanlılar Cuma gecesi getirildikleri adliyede Nöbetçi hakim tarafından sabaha kadar sorgulandı. Nöbetçi hakim, dün sabah 08.00’de 6 şüpheliyi yasadışı Ergenekon örgütü üyesi olmak ve örgüt adına faaliyette bulunmak suçları hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması nedeniyle tutuklanmasına karar verdiğini açıkladı.

Tutuklanan Özkan, Çapan, Saçan, Olcaytu, Güvendiren ve Nazlıkul 09.00’da adliyeden Metris Cezaevi’ne götürüldü.

Altı kişinin daha sonra başka cezaevlerine nakillerinin yapılacağı öğrenildi. Adliye bahçesinde bekleyen bir grup, Gürbüz Çapan’ın, üzerinde “Yalnız değilsin” yazılı fotoğraflarını taşıyarak “Onurlu Başkan Gürbüz Çapan” ve “Hepimiz birer Gürbüz Çapan’ız” sloganları attı. Adliye bahçesinde bekleyen başka gruplar da çeşitli sloganlar atarak şüphelilere alkışlarla destekte bulundular.

Zanlıların Emniyet, savcılık ve mahkemedeki işlemleri yaklaşık 98 saat sürdü. İşlemleri daha uzun süren Tuncay Özkan ise diğer altı kişinin mahkeme sorgusu bitinceye kadar boş bir duruşma salonunda polis nezaretinde bekledi. Özkan’ın bekleme sırasında dinlendiği, zaman zaman da oturduğu sandalyede uyuduğu öğrenildi.

Tuncay Özkan ve diğer şüphelilere, adliyede bulundukları süre içerisinde avukatları tarafından ekmek arasında köfte ile pet bardak içinde ayran ikram edildiği, yine adliyenin çay ocağından tost ve yine pet bardak içinde çay ikram edildiği belirtildi. Şüphelilerin yemek sırasında herhangi bir metal çatal, bıçak ya da kaşık ile cam bardak kullanmalarına izin verilmedi.

‘Demokrasiyi savundum boynuma tabela astılar’

Gazetecİ Tuncay Özkan, mahkemedeki sorgusunda, terör örgütü suçlamasına isyan etti. Özkan şunları söyledi: Ben gazeteciyim, hayatımın son 25 yılını şu anda vekilim tarafından gösterilen bir çok kitabı da yayına hazırlayarak geçirdim. Kitaplar araştırmacı gazetecilik çalışmama dayalı olduğu için yüzlerce kişiyle görüşme yaptım. Hayatımın hiçbir döneminde terör örgütleriyle hiçbir ilişkim olmadı. Hukuksuzluğu hiçbir zaman desteklemedim. Şimdi böyle bir isnat altındayım.

Aleyhime delil olarak mahkemeye sunulan telefon görüşme tutanakları belli bir döneme ilişkindir. Gazetecilik hayatım boyunca tüm görüşmelerim kaydedilseydi bunlardan yüzlerce binlerce ortaya çıkardı. Özgürce düşüncelerini ifade eden birisiyim. Bunu demokratik bir hak olarak yasalara uygun şekilde dile getiriyorum. Bu şekilde baskı ve dinlemelerle benim gibi özgürce düşünen ve düşündüklerini dile getiren insanlar susturulursa o takdirde Türkiye çölleşir. Ben bu güne kadar çıktığım duruşmalarda sabıkasızım diye övündüm. Gazeteci ve yazarım dedim. Şu anda 50 saattir ayaktayım. Önüme tabela asılarak fotoğraflarım çekildi. Parmak izlerim alındı. Bu güne kadar teröre karşı bir kişi olmama rağmen terör örgütü ile özdeşleştirildim.

‘Aleyhimde tek bir delil yok’

EMEKLİ askeri hakim Tanju Güvendiren dosyadakilerin delil olmadığını öne sürdü: Sadece telefon kayıtlarından söz edilmektedir. Hiçbir demokraside böyle bir delil yöntemi yoktur. İddialar delilden yoksun ve dayanaksızdır. Sıkıyönetim mahkemelerinde ve DGM’lerde hakimlik yaptım. Son olarak siyasete atılarak askeri Yargıtay üyeliğinden emekli oldum. Ticaretle uğraşamaya başladım ve başarılı oldum. Yüksek kazanç sağladım. Hiçbir delile dayanmayan iddialar karşısında kendimi savunmama aczi içindeyim. Adımın bir harfinin bu örgütle anılmasını zül addediyorum.

‘Ergenekon üyesi değil mağduruyum’

GÜRBÜZ Çapan da sorgusunda iddiaları reddetti: 2001 yılında düzmece iddialarla yargılandım. Halen yargılanmam devam etmektedir. Benim o dönemde Ermenistan üzerinden nükleer kaçakçılık yaptığım, belediyede usulsüzlük yaptığım, büyük bir Ermeni asıllı olduğum iddialarında bulunuldu. Ben o tarihte nükleer madde kaçakçılığı iddiasının nereden çıktığını bilmiyordum. İşçi Partisi’nin bilgisayarlarından çıkmış, öyle bir şey varsa ben mağduru olmuşumdur. Böyle bir örgütün içerisine dahil edilmemin sebebi Cumhuriyet gazetesinin ekonomik sıkıntıya girdiği zaman kardeşim ile beraber gazetenin kurduğu bir finans şirketine ortak olduk. İddia edilen örgütün bu gazete çevresinde yapılandığı belirtildiğinden benim de bu örgüt içerisinde olduğum iddia edilmektedir.

Ben kabul etmiyorum.

‘Örgüt yapılanmasını en iyi bilen kişiyim’

Adil Serdar Saçan sorgusunda polis olduğunu hatırlattı: Ben hukukçu olarak meslek icra etmiyorum. Polis müdürüyüm. Organize suçlar ve terör suçlarında çalıştım. Organize Suçlar Şubesi’ni kuran ve 5 yıl yöneten benim. Örgüt yapılanmasını en iyi bilen kişiyim. Ayrıca kamu hukuku ile ilgili doktoram var. Örgütlü suçlarla ilgili kitaplar yazdım. İddia edilen örgüt ile ilgili ilk çalışmayı 2001 yılında DGM’den aldığı izinle başlattım. Ben Veli Küçük ve Sedat Peker yapılanmasında soruşturmayı başlatan emniyet müdürü olarak önemli tanık olabilecekken şüpheli haline getirildim.

Gelirleri de ortaya çıktı

Zanlılar mahkemede mesleklerini ve aylık gelirlerini şöyle açıkladı:

Adil Serdar Saçan: Avukat - Bin 500 YTL

Gürbüz Çapan: Doktor - 21 bin YTL

Tanju Güvendiren: Emekli askeri

savcı
- 40 bin YTL

Hüseyin Nazlıkul: Doktor - 18-25 bin YTL

Tuncay Özkan: Gazeteci - 4 bin YTL



,,kaynak,vatan

Erdoğan Baykal'la tartışmaya çıkmaz çünkü..

Reha MuhtarKemal Kılıçdaroğlu’nu tebrik ederim.. Müthiş bir kan getirdi CHP’ye... Dün baktım yeni teklif getirmiş “Belgelerime cevap alamadım... En iyisi Deniz Bey’le Tayyip Erdoğan Uğur Dündar yönetiminde aynı yerde aynı salonda canlı yayında tartışsınlar...” dedi dün...
Zekâsına hayranım Kılıçdaroğlu’nun... Yıllardır AKP’yi köşeye sıkıştıramayan CHP’ye kan getirdi atak dövüştürüyor...
Belge buldu, belge çıkarttı, canlı yayında tartıştı, gündeme yolsuzlukları soktu, tartışmaların kendisine yaradığını gördü, üstüne gittikçe gidiyor...
***
Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan-Baykal canlı yayın tartışması bu aşamada gerçekleşmez...
Kendisine hatırlatmalıyım ki, Tayyip Erdoğan bu aşamada bu tartışmayı zinhar kabul etmez...
Neden diyecek olursa:
1) Ekim 2002’deki tartışma seçim öncesiydi...
Tayyip Erdoğan henüz Başbakan olmamıştı...
Bir oldu pir oldu...
Ondan sonra ara ki bulasın Başbakan’ı...
2) Adım gibi biliyorum Başbakan’ı sıkıştırır sorarlarsa diyecek ki “Öyle her istediklerinde niye tartışıyormuşum?.. Demokrasilerde tartışma sandıkta olur... Sandığa gittik, aldılar boylarının ölçüsünü... Geçiniz bunları işlerimiz var yapacak...”
***
3) Ama benim tanıdığım Kılıçdaroğlu pes etmeyecek...
Amerika’daki Başkan adaylarının televizyon tartışmasını örnek gösterip, bastıracak...
“Kaçıyorsunuz...” diyecek, “Belgelerden, canlı yayından, kamuoyunun önünde tartışmadan kaçıyorsunuz” diyecek...
4) Gözler tekrar Başbakan’a dönecek.
Tahminim bu aralar Ergenekon mergenekon kesmez, CHP için harıl harıl yolsuzluk iddiaları getirmeye hazırlanıyor iktidar...
Dengir Mir Fırat, canlı yayında ilk ipucunu verdi Kılıçdaroğlu’na dönerek “Sizin hakkınızda da bana bir sürü ihbar geliyor... Ama araştırıyorum... Belge olmadan konuşmuyorum...” diyerek aba altından sopasını gösterdi...
Yakında bekleyin iktidar gündemi çevirmek için yeni bir manevra yapacak...
***
5) Canlı yayına gelecek olursak Başbakan’ların seçim zamanı dışında canlı yayına çıkmak gibi zorunlulukları yok...
Zaten Kılıçdaroğlu da Başbakan’ın canlı yayına çıkmayacağını biliyor...
“Kaçtı” demek için üstüne üstüne gidiyor...
6) Başbakan ve iktidar partisi bilmeli ki Belediyeler’de, Deniz Feneri’nde, RTÜK’te bir kere yolsuzluk iddiaları gündeme oturmuştur...
Bundan sonra Kılıçdaroğlu’ndan, Abdüllatif Şener kardeşlerinden ve hatta Devlet Bahçeli’den zaman zaman mitralyöz tipi seri atışlar gelecektir...
7) AKP iktidarı 6 yılın sonunda, Özal’ın ikinci dönemi, Demirel’in her dönemi, Ecevit’in nadir dönemlerinde olduğu gibi, ülkeyi yolsuzluklar gündemiyle aktif muhalefetin ortasında yönetmek zorunda kalacak...
İktidar iktidar gibi, muhalefet de muhalefet gibi...
Gazanız mübarek olsun...
Demokrasi kazansın!..
,,kayynak,vatan

Şaşırtan soru!

Meclis Başkanı Toptan, CHP lideri Baykal'ın sorusuna çok şaşırdı CHP lideri, “Alman mahkemesi, RTÜK Başkanı Akman için tutuklama kararı çıkarsa ve İnterpol arama emri geçse ne olacak?diye sorunca Meclis Başkanı ‘Bu olabilir mi?’ dedi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, dün TBMM Başkanı Köksal Toptan’ı makamında ziyaret ederek yaklaşık 1 saat görüştü. CHP Grup Başkanvekilleri Hakkı Süha Okay ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılığı görüşmede, Baykal’ın yönelttiği bir soru Toptan’ı hayli şaşırttı.

Nitelikli dolandırıcılık iddiası

Baykal, Deniz Feneri davası ve RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın durumuyla ilgili konuyu açtıktan sonra Toptan’a, “Türkiye’nin en saygın kurumunun başkanı Zahid Akman hakkında Alman mahkemesi tutuklama kararı verse ve İnterpol aracılığıyla arama emri çıkartılsa ne olacak?” diye sordu. Soru karşısında şaşıran Toptan’ın, CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay’a dönerek, “Hakkı Bey, böyle bir şey olabilir mi?” diye sorduğu ve “Evet, olabilir. Kooperatif olayı nitelikli dolandırıcılık olarak kabul ediliyor” yanıtını aldığı öğrenildi. Bunun üzerine Toptan’ın kısa süre düşündüğü ve “Ben bu konuda tavrımı net bir biçimde ortaya koymuştum” yanıtını verdiği belirtildi.

Uzlaşma komisyonuna üye yok

Baykal’ın Toptan’a istediği uzlaşma komisyonuna CHP’nin üye vermeyeceğini açıkladığı da öğrenildi. Baykal’ın “Uzlaşma Komisyonu önerinize katılmıyoruz. Anayasa Mahkemesi AKP’nin laiklik karşıtı odak olduğuna karar verdi. Türban kararı ortada. AKP ile neden uzlaşalım. Çünkü AKP ile ilgili mahkeme kararları ortada. Şimdi ’gel uzlaşalım’ diyor. Nasıl uzlaşacağız. Senin, anayasanın temelleri ile oynayanların odağı olduğun mahkemece onaylandı” dediği öğrenildi. Baykal’ın, “Sizin bu tür bir davette bulunmanızı da yanlış buluyorum” sözlerine Toptan’ın, “Ben kendi insiyatifimi kullanarak böyle bir çağrı yaptım. Bu konuda hükümetten hiç bir baskı gelmedi. Ben gerginlik düşsün diye böyle bir girişimde bulundum” dediği de belirtildi.,kaynak,vatan

AKP’de sürpriz istifa

İstifa eden Yozgat Milletvekili Yaşar Öztürk’ün, Şener’in kuracağı partiye geçeceği iddia edildi

ANKARA - AKP Yozgat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk, partisinden istifa etti. “Abdüllatif Şener’in partisine geçecek” iddiası kulislere yayılan Öztürk’ün istifasıyla AKP’nin TBMM’deki sandalye sayısı 338’e düştü, bağımsızların sayısı 5’e yükseldi.

Düello günü ayrıldı

Tüm Türkiye’nin Meclis’teki AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki tartışmaya kilitlendiği gün, AKP’den istifa haberi geldi. Partisinden istifa eden AKP Yozgat Milletvekili Yaşar Öztürk, TBMM Başkanlığı’na gönderdiği yazıda “Gördüğüm lüzum üzerine üyesi bulunduğum AK Parti’den istifa ediyorum” ifadesine yer verdi. Öztürk’ün, eski Bakan Abdüllatif Şener’in partisine katılacağı iddia edildi.

Partisine küsmüştü

Öztürk, 22 Temmuz seçimlerinde Yozgat 4’üncü sıradan aday gösterildiği için partisine küsmüştü. Seçimlerde de tavır yaparak hiç çalışmayan Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk, AKP’nin bu ilde 5 milletvekili kazanması sonucu sürpriz bir şekilde yeniden seçilmişti. Seçimlerden sonra da partililerle arasına mesafe koymuştu.,kaynak,vatan