Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
32 tane "haber" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)"haber" tagli diger ogeler resimler , videolar

Emeklilikten yararlanmak için yalnız Cumhurbaşkanı Gül’ün oğlu değil neredeyse tüm Meclis başvurmuş!

Emeklilikten yararlanmak için yalnız Cumhurbaşkanı Gül’ün oğlu değil neredeyse tüm Meclis başvurmuş!

YENİ yasadan etkilenmeden emekli olmaları için çocuklarını sigortalatanlara, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ’denetleme’ uyarısında bulunmasına Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel tepki gösterdi. Tezel, “SGK, çocuk işçilerin sigortası konusunda 10-12 bin çocuğu, anne babalarını, ve işverenleri sahtekar, düzenbaz, üçkağıtçı sayarak hepsini denetleyeceğim diyor. Ama ne ilginçtir, bu denetleyeceği kişilerin içinde Cumhurbaşkanımızın oğlu da var. Ancak SGK kastettiği kişiler içinde Cumhurbaşkanı’nın olduğundan yeni haberdar oldu. Haberdar olduktan sonra da sesini soluğunu çıkarmadı” dedi.
NTVMSNBC’ye konuşan Tezel, erken emeklilikten yararlanmak için yalnız Cumhurbaşkanı Gül’ün oğlu değil, 10’dan fazla bakan, 100’den fazla milletvekilinin çocuğunun da sigortalı olduğunu söyledi.
SGK’nın 15 yaşın altında sigortalı olanların denetlenmesine ilişkin tutumunu yanlış bulan Tezel, çalışmadığı halde sigorta yaptırmanın bir cezası olmadığını sadece çocukların çalıştırılmaması gereken işyerlerinde çalıştırılmasının suç olduğunu söyledi. Tezel, “Çalışmadığı halde sigortalı olmanın veya sigortalı yapmanın cezası yok. Ancak kurum sigortalı çocuk sayısı artmasın tehditte bulunuyor. Mantıktan yoksun bir tehdit. Üstelik ‘ödediğin primleri geri al’ diyorsunuz” ifadesini kullandı.
Sigortalı olan çocukların sayısı hakkında da bilgi veren Tezel şunları söyledi: “2008’in ilk dört ayında çocuk çalışanların sayısı öyle çok fazla da değil. Genelgeye göre 15-17 yaş arası da incelemeye tabi değil. Öyleyse, incelenecek sayının yaklaşık 12 bin olduğunu söyleyebiliriz.“ Tezel, 12 bin çocukla ilgili denetimin en az 2-3 yıl süreceğini belirtirken, “Müfettişlerin başka iş yapmamaları lazım. SGK’nın hastane ve eczaneler tarafından dolandırılması da ayrı mesele. Bunları bırakıp, çocukların peşine düşecekler” diye konuştu. vatan,

Alo ben Bakan Tüzmen sana iş buldum

Kendilerini bakan, milletvekili veya parti
il başkanı olarak tanıtarak, telefon açtıkları kişileri işe yerleştirme
vaadiyle dolandırdığı" iddia edilen 5 kişinin, 238 yıl 9 aya kadar
değişen sürelerle hapse mahkum edilmesi talebiyle dava açıldı.

Cumhuriyet Savcısı Ahmet Adil Kubat'ın hazırladığı iddianamede, "Ali
Rıza Karaca ve Sinan Kartalmış'ın suç işlemek için örgüt kurdukları",
Halil İbrahim Erbay, Mehmet Alparslan ve Sabahat Kasap'ın ise "örgüte
üye oldukları" savunuldu.

İddianamede, "şüphelilerin, kendilerini 'Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen',
'Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu', milletvekili ya da parti il
başkanıymış gibi aradığı kişilerden işe yerleştirme vaadiyle menfaat
temin ettiği" öne sürüldü.

Şüpheli Sabahat Kasap'ın, telefon açtığı kişilere kendini bakan veya
milletvekilinin makam sekreteri olarak tanıttığı bildirilen iddianamede,
işe yerleştirileceğine ikna edilen kişilerden para almaya ise Kasap ile
Erbay ve Alparslan'ın gittiği kaydedildi.

İddianamede, "nitelikli dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt
kurmak ve üye olmak" suçlarını işlediği öne sürülen şüpheliler
hakkında, 238 yıl 9 aya kadar değişen sürelerle hapis talep edildi.

İddianamede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar yazısı gönderen
Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu'nun, kendi ismini kullanan bazı şahısların
Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesi Başkonak Köyü Muhtarı Hasan Yurdağ'ı
arayarak, "işe yerleştirme vaadiyle kişi başına bin 843 YTL ve evrak
almak suretiyle vatandaşları dolandırdığını bildirdiğine" yer verildi.

İddianamede, 34 kişinin adı, "müşteki" sıfatıyla yer aldı.

Tutuklu bulunan şüpheliler, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde
yargılanacak.  vatan

Türk tarihini alt üst edecek iddia!

Bize hep "Türkler Anadolu'ya Malazgirt Zaferi'yle girdi" diye öğretildi. Ama arkeoloji böyle söylemiyor. İşte gerçekler...

Prof. Dr. Ekrem Memiş, Türkler'in Anadolu'ya Malazgirt Zaferi'yle girdiği ve bu zaferle Anadolu'nun 1071'de el değiştirdiği iddiasını çürüttü.

Arkeolojik buluntular ve bilgi, belgeler Anadolu'ya 1071 Malazgirt Zaferi'yle girilmediğini ortaya çıkardı. Anadolu'ya Malazgirt Zaferi'yle girildiği yanlışını düzeltmeye çalışan Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ekrem Memiş, "Anadolu Türkler'in ikinci yurdu değildir. Anadolu Türkler'in anayurdudur. Anadolu'da bundan 8 bin yıl önce de Türk devletinin varlığı belgelerle kendini gösteriyor. Bu yanlış öğrencilere öğretiliyor" dedi.

ÇİVİ YAZILI METİNDEKİ TÜRK KRALI

Bugün Gazetesi'nin haberine göre; Memiş, tezini belgelere dayanarak şöyle anlattı: "Elimizdeki metinler M.Ö.2 bin 200'lere ait bir olayı anlatıyor. Akat Kralı Mezapotamya'dan gelmiş. Fırat nehrini geçmiş ve Anadolu'ya geçmiş. Anadolu'da o zaman küçük küçük şehir devletleri var. Bu küçük şehir devletlerinden 17'si Hatti Kralı Pampa'nın önderliğinde bir araya gelmişler ve Akat Kralı'na karşı vatanlarını korumak için mücadele etmişler.



Bu 17 kraldan biri de çivi yazılı metnin 15. satırında geçen Türki Kralı İlşu-Nail'di. Burada geçen Türki kelimesinin Türk olduğuna şüphe yok. 2 bin yıl da buradan koyduğumuzda 4 bin 250 yıl önce Anadolu'da Türk kavmi olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor."

8 BİN YILLIK GEÇMİŞİ VAR

Memiş, bu Türk krallığının da Hurri isimli bir kavimden geldiğini belirterek, bu kavmin M.Ö. 3. binde yaşadığını ve dillerinin Türkçe ile aynı dil grubuna girdiğini söyledi. Türki krallığını oluşturan grubun bu kavimden geldiğini ileri süren Memiş, çok geriye gidildiğinde kavmin soyunun 6 binlere dayandığını anlattı. Memiş, “2 bin de milattan sonraki dönemi eklediğinde 8 bin yıllık geçmiş ortaya çıkıyor" dedi.

KÜLTÜRLERDE KOPUKLUK YOK

Yazılı metinlerden Hurriler’in geçmişlerinin 3. bine gittiğini kaydeden Ekrem Memiş, “Fakat işin bir de arkeolojik boyutu var. O günden bu güne gelen bir 3 kültür var. İlki neolitik köy kültürü. Onu takip eden 5 binlerde kalkolitik kültür var. Köylerin yerini şehirlere terk ettiği dönem. 3. dönem ise eski tunç çağı. Şehir kültürünün tamamen oluştuğu dönem. Bu üç kültür arasında hiçbir kopukluk yok. Bu kopukluğun oluşmaması kavmin değişmediğine işaret ediyor” dedi.

TÜRK ADINI TAŞIYAN iLK DEVLET: TURKiLER

Ekrem Memiş, Huriler'in Anadolu'nun doğu bölgelerinde yaşayan en eski sahiplerinden biri olduğunu ve Anadolu'nun Türkün ikinci vatanı olmadığı, hatta anayurdu olduğunu söyledi. Göktürk Devleti'nin de ilk Türk adını taşıyan devlet olduğu tezini de çürüten Memiş, Hureler'in devamı olan ve M.Ö. binlerde yaşayan Türki Krallığı'nın Türk adını taşıyan ilk devlet olduğunun altını çizdi.

YETKİLİLER KULAK VERSİN

"Türk tarihini Hunlar'la başlatıyoruz. Hunlar Orta Asya'da büyük bir devlet kurmuşlar ama ilk değiller. Yetkililerin bu serzenişe kulak vermesi gerek. Çocuklarımıza yanlış bilgiler veriyoruz. Biz buralara sonradan gelmedik. Hep vardık. Bu toprakların o tarihlerden bu yana bizim olduğu gerçeğini görmezlikten gelemeyiz. Ders müfredatlarına bunlar işlenmeli" diyen Memiş, yeni araştırmaları gözden geçirmek gerektiğini belirtti.

Ispanak gerçekten kasları güçlendiriyor

 Ispanak gerçekten kasları güçlendiriyor


ABD’Lİ bilim insan- ları, ıspanak yiyerek pazılarını şişiren “Temel Reis” karakterinin gerçeğe dayandığını bilimsel olarak kanıtladı. New Jersey’deki Rutgers Üniversitesi uzmanları, ıspanağın içindeki kimyasallar sayesinde kasları oluşturan proteinin üretimini yüzde 20 artırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre kasların güçlenmesine ıspanağın içinde bulunan ‘phytoecdy’ isimli bir madde sebep oluyor. Uzmanlara göre günde 2 tabak ıspanak ya da yeşil yapraklı sebze tüketen bir kişinin kasları giderek güçleniyor. Daha önce de ıspanağın kansızlık ve göz hastalıkları ve kalp krizi riskine karşı kişiyi koruduğu ve ortaya çıkmıştı.

Üzmez’in yaptığı lanetlenmeli’

kişisel

Vakit yazarı Üzmez’e cinsel taciz suçlaması muhafazakâr basında tartışma yarattı. İşte AKP’li Böhürler'in sert eleştirisi

AKP MKYK üyesi Ayşe Böhürler, Yeni şafak gazetesindeki köşesinde Vakit yazarı Hüseyin Üzmez’in adının karıştığı skandalı sert bir yazıyla kınadı. Böhürler, Üzmez’i savunan Vakit yazarlarının, ’din kardeşliği yerine erkek kardeşliği’ ile hareket ettiklerini söyledi:

‘Din kardeşliği mi erkeklik mi?’

Hüseyin Üzmez meselesine her şeyden önce bir anne olarak tepki duydum. İnsanların özel hayatı ile ilgilenmem ama özellikle dini söylemlere eşlik eden ahlaksızlıklara herkesten önce bizim tepki vermemiz gerektiğini düşünürüm. Çünkü ne yazık ki inançlar öğretiler üzerinden değil, uygulayanlar üzerinden yargılanıyor. Kişisel zaafları, ahlaki düşüklükleri ” bizden birisi yaptı “ mantığı ile savunmak herkese zarar veriyor. Kimse mükemmel değil, elbette herkesin içinde iyi ve kötü duygular var ve hayat bunların mücadelesi ile geçiyor. Günah kavramının inançlı insanların dünyasından silindiğini kim söyleyebilir ki. Ya da böyle bir şeyi iddia etmek mümkün olabilir mi? Ancak dini inançları olan bunları söylemleri ile güçlendiren özellikle de iddialı kişilerin daha terbiye edilmiş olmasını bekliyor insan. Tarihte, hayatın kendisi de bize bunun tersi örnekleri sunsa da genelleştirmenin, damgalamanın meseleyi şahsilikten çıkarmanın, damgalamanın da korumaya çalışmanın, erkek dayanışması göstermenin manası yok. Hele mesele ahlak olunca, çocuklar olunca hoşgörmek, anlamaya çalışmak, komplo diye geçiştirmek dindarlığın ruhuna sığmadığı gibi zarar da verir. İnsanların zaafları ve ahlaki düşüklüklerini dini kimlikleri nedeniyle tüm dindarları kapsayan bir tartışma alanına dönüştürülmesine de yapılan ahlaksızlığa göz yumulmasına da karşıyım. Kimin yaptığı değil işin kendisi lanetlenmeli. Ahlaksızlık ancak o zaman doğru tanımını bulabilir. Mesele din kardeşliğinin ötesinde erkek kardeşliği olmasın?”vatan

İlkokul öğrencisine tacizden tutuklandı

Milas'ta 13 yaşındaki F.P.’ye üç yıldır cinsel tacizde bulunduğu ileri sürülen emekli hademe Ramiz D. tutuklandı

Oktay ÇAYIRLI


Ramiz D.’nin zaman zaman okul önüne gelerek F.P.’yialdığını fark eden okul yönetimi durumu hem polise hem de çocuğun ailesine bildirdi. F.P., Ramiz D.’nin kendisine para vererek ormanlık alana götürüp taciz ettiğini söyledi. Küçük kızın söylediği yerde araştırma yapan polis bazı kanıtlar buldu. Ramiz D. cezaevine gönderildi.

Turist çiftin korku dolu anları

Mayıs kutlamaları için Taksim'e yürümek üzere Nişantaşı'nda toplanan gruba polis müdahale ederken, İstanbul'un birçok yerinde olduğu gibi kentin bu en nezih bölgesi de adeta savaş alanına döndü.

Vatandaşlar evlerinden çıkmayarak yaşananları endişe içinde evlerinin camlarından takip ederken, esnafsa kepenk açmadı.



Herşeyden habersizce tam bu kargaşanın ortasında kalan turist bir çift ise korku dolu gözlerle oldukları yerde dona kaldılar. Yanındaki erkeğe sarılan bayan turist titreyerek ağlarken, erkek ise korku dolu gözlerle çevreye bakıyordu... vatan





Kurtlar Vadisi Pusu En Güzel Sahneler

Kurtlar Vadisi Pusu En Güzel Sahneler

Kurtlar Vadisi Pusu En Güzel Sahneler